29 Ekim 2014 Çarşamba

21.yüzyılda sanat anlayışı

Yıllardır sanatta aynı noktada olduğumuz kanısındayım müzik, sinema ve diziler.. hepsi ilk nasıl başladıysa hala aynı şeritte devam ediyor hatta bazıları daha da kötüleşiyor özellikle diziler ve müzikler.. kopyalama oldukları o kadar belli oluyor ki gözden kaçması imkansız ve sorunda şurada ki sadece o sanat alanında ortaya konulan eserler değil sanatkarlar da kendilerini eser ile birlikte değiştirerek kendisini daha doğrusu bizi kendimiz olmaktan çıkartıyor. müzik alanında verilebilecek güzel bir örnek : hande yenerin lady gaga hayranlığı.. sinema alanından bir örnek : dabbe, korku filmidir normalde ama ben şahsen filmde oynayan karakterleri sürekli başka dizilerde bizim kültürümüzün ahlak sınırlarını zorlayan batı örnek alınarak oluşturulmuş dizilerde ailecek izlediğimizde bizim utanmamıza sebep olan belli bir zaman sonra da utanma duygusu ortadan kalkıp rahat bir şekilde öpüşme sahnelerini dahi ailemiz önünde izlediğimiz bir duruma getiren rollerde yer aldıkları için filmin karakterlerini filmin unsurları olarak düşünemedim filmi izlerken ve bu yüzden dabbe korku filmi ay çok korkunç diyen arkadaşlarıma sadece gülüp geçtim dabbe korku filmi mi bence değil ama zaten karakterler filmin konsunu olumsuz bir şekilde gölgede bırakmayı başardıkları için konu pek de dikkat çekmiyor dizi alanından bir örnek : medcezir, güneşi beklerken, intikam ve bu böyle gider bu diziler batıdan çevriliyor Avrupa”nın etnik yapısı ile Türkiye”nin etnik yapısı yeterince anlaşılamadığı için küreselleşme gerçekleşiyor sonra da küreselleşme sorununa çözüm diye tv programları düzenleniyor :-) Avrupa”nın etnik yapısından uyarlanan filmler, diziler ve şarkılar bizim yani Türk halkının örf ve adetlerine, dini yapısına zarar veriyor yani 1980 li yıllarda ailecek televizyon izlediğimizde öpüşme sahnesini geçtim iki sevgilinin el ele tutuşma sahnesi bile gelse Baba evin reisi kanalı değiştirirdi ama şimdi öpüşme sahnesinden geçtim cinsellik bile devreye girse sahnede o kanal aile ortamında değişmiyor neden ? bunu soru olarak yazdığım da 21.yüzyılda yaşıyoruz diyen elit insanlar çıkacak biliyorum elit olmak modern olmak ahlaksız olmak değildir modernizm bakış açısıdır ama kesinlikle aile ortamında cinsel içerikli diziler izleme boyutuna gelmek demek değildir eğer modernizmi bu anlamda savunacak bir insan varsa bilin ki o insan modernizmi savunmuyordur sadece kendi ahlaksızlığının üzerini bakış açısı ile kapatmaya çalışıyordur. ahlakımıza, dinimize , örf ve adetlerimize ve en önemlisi tarihimize küfreden dizileri hala izleyebildiğimize inanamıyorum şahsen bu sadece utanç verici bir durum modernizim falan kesinlikle değil. farklı bir konudan bakarsak Hint filmleri her izleyişimde bilgisayarı kapattıktan sonra izlediğimin bana hayat açısından muhakkak bir şeyler öğrettiğini , farkettirdiğini ve doğru yola sevkettirdiğini kısacası ders aldığınızı görürsünüz ama bizim bir tane mi dizimiz ders vermez, izleyicinin izlediğinden bir şeyler çıkartmasını sağlamaz sadece haftaya gösterilecek dizinin nasıl olacağını saatlerce düşünmemize sebep olduracak şekilde senaryoyu ayarlar. Müziklerimizin beni hayattan soğutmaktan başka hiç bir işe yaramadığını üzülerek belirtmek isterim. Hayatta en ufak bir maddenin dahi bir anlamı varken bizim müziklerimizin bu kadar anlamsız olmasını ben anlamıyorum. doğrusu sanatçı orada kendince bir şeyler söylüyor fakat şarkıyı en az 10 kez dinlemedikçe ne söylediğini dahi anlayamıyorum. Şahsen ben biraz tuhaf gelecek fakat şarkıyı en az 13.dinleyişimde anlamıştım. “Müzik ruhun gıdasıdır” bu sözü kim söyledi bilmiyorum ama söz sahibinin Türkiyeden ve hatta Dünyadan da 21. yüzyıl ve ona yakın bir tarihte ortaya atıldığını zannetmiyorum çünkü ; şuan ki müzikler gıda değil gıda zehirlenmesi , insanlara ritimsel zevk vermekten başka hiç bir işe yaramıyor ve bu hatayı bende çok fazla yapıyorum söze pek bakmıyor , anlamaya dahi çalışmadan müziğine göre dinleyip geçiyorum ya da ruh halime göre müziğini beğendiysem dinliyorum acaba şarkı anlatılanları tahayyül edip şarkı sözünün mantığını kavrayıp şarkıyı besteleyen kişinin çabasının karşılığını veren insanlar var mıdır ? ama aslında insanlarda da çok suç yok şimdi kim ” yatçaz kalkçaz yatçaz hop ordayım” şarkısını anlamaya çalışır belli ki şarkıyı yazan da söyleyen de sanatsal ve edebi zevkten yoksun bir şekilde şarkı yazma ve söyleme çabasına girmişler hadi şu da olabilir şarkı hareketli olsun diye yazıldı denilebilir fakat şarkı aşkı anlatıyor bar şarkısı gibi hareketlilik getiremez. ki zaten şarkı da 2-3 güne kalmadan unutulmuştur neden Zeki müren , Ferdi tayfur, Muazzez abacı ve Emel sayın gibi nice isimlerin şarkıları ve isimleri 1940″ lı yıllardan bu yana kalitesini koruyor ? yukarıda açıkladığım ne yazdığını ve söylediğini bilme gayesi taşıyan isimleri oldukları için o yıllardan şimdiye kadar kalitelerini koruyorlar gerçi bugün fazla olmasa da dinleyenleri, nitelikleri yetiyor..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder